Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 com

Asimetrik psikolojik savaş


Genel Kurmay Başkanımız İlker Başbuğ net konuştu. TSK'dan eliniz çekin!

"Medya üzerinden asimetrik psikolojik harekat yapılıyor. TSK medya üzerinden asimetrik şekilde cevap vermeyecektir!"

"Genelkurmay Askeri Savcılığı bu belgenin bir kağıt parçası olduğunu kanıtlamıştır. Bu karar tartışılamaz!" (Bkz: http://www.bilgi-rehberi.com/kanunlar/kanun1353bes.html 9. madde)

"Bir kağıt parçası olduğu ortaya çıkan bu belgenin kimler tarafından hazırlandığını yargı organları belirleyecektir. Beklentimiz bu yönde."

"Dünyada bir çok ülkede hala Askeri Mahkemeler mevcuttur."

"TSK demokrasi ve hukuk ilkelerine bağlıdır. Tersini düşünen birini içinde barındırmaz!"
1 com

Bugünün önem(sizliğ)i

Bugün babalar günü. Bir erkek olarak farklı hissetmeli insan kendini. Böyle olmalı, doğrusu budur. Baba olacağını düşünerek hissetmeli sanki. Ne hikmestse bunu düşünmesi bile korkutabiliyor beni. Bugünü sevdiğim büyüklerimle geçireceğim ama hiç bir zaman bir babanın varlığını hissettiğim gibi hissedemeyeceğim. Kime karşı bu hissi duyabilirsin ki babandan başka...

Neyse; bugünün böyle güzelliklerle geçmesi varken, içimdeki küçük bir hisse bile yenik düşebilecek bir insan olan benim, saçma sapan bir duygu karmaşası içinde canımı sıkıp durmamdan güzel ne olabilir ki? Ben seviyorum bu karmaşayı içimde yaşamayı. Melanolikliğimi böylesine küçük bir histe bile yaşamayı seviyorum. Belki de sevmiyorum ama sevmek zorundayım. Alıştım da diyemem ama durum bu. Ay ışığını yutar gibi kendine çeken bir su birikintisi, ellerine kelepçe geçirilmiş bir tutuklu gibiyim. Tutukluyum da işin aslı. İçimdeki tüm hisleri kendime saklıyorum. Kimsenin bilmesine gerek yok sanki, sonsuza kadar oradalar. İsteği olana kadar orada. Ne yaparsam yapayım.

Benim için bugünün güzelliği bu olacak sanırım. Yazımı yazarken hislerimin arkadaşı da elimde, sabahın olmayacağı hissi uyandırıyor bende. Yazmamı sağladı ya, gerisi mühim değil. Sabah ta olmasın, ben de uyumayayım. Ne olur uyusam, uyandığımda bu his yakamı bırakmayacaksa. Beni saplantılı biri gibi hissettirecekse. Ne fark eder?

Bu arada blogumdaki ilk kişisel yazımı da yazmış oldum. Gerçi ne fark eder, benden başkası okumayacaksa. Sabah kendime bir yorum bırakırım artık.
0 com

Geçen günler içinde...

İnsan bazen sıkılıyor. Hiç bir şey yazası gelmiyor. Yazı yazmadığım bu hafta tamamen öyle geçti neredeyse. Hiç yazasım yoktu, o kadar yazacak, çizecek, kızacak ve sevinecek şeyler varken...

Mesela geride bıraktığımız gün. Şanlı Eskişehirspor'un kuruluş günüydü. 19 Haziran 1965'te kuruldu, 10 larca sene 1. Lig'de Anadolu Efsanesi olarak anıldı. Şimdilik sadece kutlayalım. Kalplerde yeterince yaşanmıştır bu sevinç.

Voleybolda transferler hızlandı. FB Acıbadem bitirdi sanmıştık transferi. 4 numara boşluğunu doldurdular. Ben çok iyi bilmem Alice Blom'u. İzlemişimdir bir şekilde ama tanımam. Acaba bu bölgeye neden Türk oyuncu düşünmedi FB Acıbadem buna anlam veremedim. Piyasa elinde zaten, istediğini alıp satıyorsun. Ne oyuncular var ki ismini söylemeye gerek görmüyorum, sana koşa koşa gelecek. Enteresan seçim. Belki de doğrudur. Seneye görürüz.

Eczacıbaşı Zentiva'da derinden ama akıllı ilerliyor. Seray'ı tutarak geleceklerini biraz olsun rahatlattılar. Naz'dan sonra büyük darbe yemişti Eczacı. Şimdi orta alana Maria Borodakova-Borisenko'yu almaları büyük artı takıma. Gamova transferine bir cevap gibi oldu bu. Gerçekten derinden ve akıllıca hareketler bunlar.



Pelin Çelik'in Telekom'a gitmesine çok sevindim. Çok iyi işler yapacak orada eminim. Telekom maçlarını iple çekiyorum...

Transferin sessiz takımı Vakıfbank Güneş Sigorta Debby Stam’ı aldı. İsmini duyduk, oyununu gördük, bir Grün vakası daha yaşanmasın isteriz Güneş için. Böylesine bir krizde parayı da bol bulmadı ya bu takımlar. Umarım tutar bu kız.


Vesna Eczcı'dan ayrılır mı bilemiyorum. Kalmasından yanayım. Bazı oyuncuların takım üzerindeki etkileri herkesden farklı olabiliyor. Vesna'nın bu takımda kalması kanımca çok kritik. Şimdi Eczacı'nın yaptığı transferlere bakarak Vesna'nın gitmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sene her zamankinden farklı bir politika izliyor Eczacı.


Merak edilen bir transfer hikayesi de NBA'deki canımız Hedo'nun. Magic'in lüks vergisini göze alma konusunda net olması herkes için en iyisi sanırım. Hedo kendine uygun takım bulabilir de, asıl Magic hücum sistemini üzerine kurduğu Hedo'nun yerine bir adam bulabilir mi? Temmuz ayında kim daha önemliymiş göreceğiz.

Şimdilik bu kadar.

*son fotoğraf voleytürk Kamil'in albümünden alınmıştır.
0 com

Vizesiz Almanya

İki tır şöförünün çabalarıyla açılan yol sonucunda, Almanya belli mazeretlerle ülkesine gelen Türkler'den vize istemeyeceğini garanti etti. Bu durumun oluşması sonucu, iki aya kadar Almanya'ya vizesiz giriş yapılabilecek. Bununla ilgili yayınlanan bildiri şu şekilde:

"Seyahat edecek kişi, Türkiye'de faaliyet gösteren bir işveren adına geçici bir süre ile hizmet vermek amacıyla sınır aşan kişi ve yük taşımacılığında şoför olarak görev yapıyorsa veya Türkiye'den teslimatı yapılmış sistem ve makinelerin montajını, bakımını ve tamir işlerini yapmakla görevli ise. Ya da seyahat eden kazan getirici bir hizmet sunmak üzere sanatsal açıdan değer taşıyan bir sunum veya gösteri yapacaksa, bilimsel değeri olan bir sunum yapacak ise, sportif amaçlı gösteri yapacak profesyonel sporcu ise vize almaksızın Almanya'da bulunma hakkı vardır. Ancak bu hak sadece yukarıda anılan hizmetlerin yerine getirilmesi süresini kapsamakta ve sadece Almanya için geçerli bir uygulamadır, diğer Schengen ülkelerinde geçerli değildir."
0 com

19 MAYIS

90 yıl geçti aradan... Bugünün yaratılışının üzerinden 90 yıl geçti... Hala unutmadık, unutmuyoruz...
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
0 com

Anneler gününe özel

Anneler gününde bir çiçeğin en güzel hediye olduğunu düşünenlerden biri olan ben, çok sevdiğim Orkidelerden aldım anneme. Annem çiçekleri çok sevdiğinden, orkidelerin çok hoşuna gideceğini biliyorum. Siz de almak isterseniz bir kaç yerde farklı fiyatlarla ve güzelliklerde orkideler mevcut. Aşağıya bir kaç yerin linki koyuyorum ki inceleyebilesiniz. Ben en üsttekini beğendim.


1. http://www.ciceklerdunyasi.com/site/page.asp?dsy_id=4800

2.
http://www.cicek.com/cicek.asp?xyc=350

3.
http://www.ciceklerdunyasi.com/site/page.asp?dsy_id=5552

4.
http://www.ciceklerdunyasi.com/site/page.asp?dsy_id=4962

5.
http://www.ciceksepeti.net/anneler-gunu-cicek-5.html

0 com

23 Nisan

...Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun.
0 com

Ortaköy Yokuşu'nun Müdavimleri

Her akşam iş dönüşü, ama bazen okul dönüşü, artık çok nadir gerçekleşen Taksim dönüşü evime ulaşmak için katettiğim bir yol burası. Yokuşun iki tarafına baktığınızda sıradan apartmanlar, kendi çapında bir gelir kapısı olan küçük dükkanlar vardır. Sabahları ferahtır, hafta sonları taşıt trafiğinden yürümek zor, koşmak imkansızdır. Zaten koşmayı kim ister ki yokuşta! Neyse...

Ortaköy'ü bilenler belki de tahmin etmişlerdir bu yokuşu. Ortaköy'ün en meşhur yokuşu... Bence en meşhuru aslında. Her çıkışta gördüğüm onca meşhur, bu mütevazi yokuşun bir gediklileri aslında. Sahil şeridinden en mütevazi yaşamın sürdürüldüğü Ortaköy'ün en alımlı insanları onlar. Yokuşun en zengin, en popülerleri onlar. Onları her gördüğümde, güneş gözlüklerinin arkasından bana bakıp ne diyorlar acaba diye düşünüyorum. Belki artık onlar da beni tanıyorlardır. Bana Ortaköy yokuşu çocuğu falan diyorlarsa da şaşırmam. Bir dahakine birisinin açık camından eğilip beni tanıyor musun diye de sorasım var. Gerçi her seferinde ben arabadan içeri dik dik bakınca, kafalar diğer tarafa dönüyor genelde ama eminim göz aşinalığı da olmuştur.

Neyse boşverin ünlüleri asıl konu Ortaköy'ün en meşhur yokuşu. Yarın sabah yine ineceğim o yokuştan, akşam yine çıkacağım. Ola ki bir gün meşhur olursam, bilin ki bir sebebi de bu yokuş ve müdavimleri.
Add to Technorati Favorites