0 com

Zahter


"Zahter" 2004 yılında, Eskişehir'de, şu an grupta aktif olarak devam eden üç arkadaşın girişimiyle kurulmuş bir grup. Grup, Türk Halk Müziği dinletileri gerçekleştirmekte. 2005 yılında gruba katılan yeni elemanlar ile ODTÜ'de çalışmalarına devam etti. 2008 yılında, iki konser organizasyonu gerçekleştiren grup şu anda 11 kişilik kadroyla çalışmalarını sürdürmektedir.

Zahter, türküleri asıllarına uygun şekilde, enstrüman çişitliliğiyle zenginleştirerek seslendiren bir grup olmayı hedeflemiş ve bu hedefi doğrultusunda çalışan bir gruptur.

Açıkçası çok yakından takip etme olasılığım mümkün olmasa da, dinletilerinden aldığımız zevki buradan paylaşmak isterdim. Elimde herhangi bir videosu mevcut değil ama elime geçtiği anda paylaşacağım.
0 com

Michaela Tabb




Gerçek bir fenomeni tanıyalım.


Michaela Tabb

0 com

Dönmeyi Düşünmediler

0 com

GUSGR

Aslında bu yazıyı dün yazmayı planlamıştım ama bugünü beklemenin daha doğru oalcağını düşündüm. Ekonominin belirsizliği bir yana siyasetin etkisiyle hareket eden IMKB, bugün ciddi olmasa da belirli bir derecede olumsuz olarak işlem gördü beklentilerimiz dahilinde. Bu nedenle bugün yazmak daha da bir anlamlı oldu.

Detayı sunulan grafik Güneş Sigorta hisse senedine ait. 2008 Kasım ayındaki dip seviyesinden Şubat 2010'da ulaştığı zirveye kadar geçen süreçte tahtanın ilerleyişini ele aldım. İlk grafikte EWP ile yapmaya çalıştığım ilk analizimin sonuçları görülmekte. 2009 Ocak ayında 1 ile başlayan dalga, Mart-Ağustos arasında uzun soluklu bir ralli ile 3 Nu'lı itki dalgasını oluşturmuş ve Ekim 2009 ile zirve yaparak 5 dalgalık itki sürecini sonlandırmış, daha sonra 3 dalgalık düzeltme dalgaları oluşturmuştur. Tahtada özellikle zirve ve dip denemelerinde hacim artışları, bu yönlü hareketlerin çok sert gerçekleştiğini göstermekle beraber, sert hareketleri tetikleyici unsurların gözüme çarpmadığını belirtmek isterim. Bu süreç sonrasında Şubat 2010 görülen zirve acaba 1 ile etiketlenir mi?Bu durumda şu an kanalda ilerleyen düzeltme dalgası 2 olabilir mi? İşte bugün bunun yanıtını daha net bir şekilde almamızı sağlayacak gelişmeler gerçekleşeek. İlerleyen dalganın yukarı yönlü tepkisi kanalın kırılması ile 3 noldu dalganın başlangıcı olabileceğini göstermekte bize.

Elde ettiğim bu grafiğin yanında, daha sonraki çalışmalarımda olası bir ikinci tablo daha ortaya koydum. Bu çalışmalarımda elbette ki çok basit kuralları ele aldım ve amatör bir analizci olarak yaklaştım. Fibonacci uygulamarının detayına inmek için henüz yavaş olduğumu görbiliyorum. Bu yüzden de iki farklı tablo elde ettim zaten.


İkinci tabloda ise EWP analizlerinde nadir görülen 5. dalganın başarısız olması durumu söz konusu. Burada 3. dalga uzatma yapmakta, dolayısıyla 5. dalga ile 1. dalganın aynı fiyat mesafelerinde olması beklenmekte. Çok uzak da değiller. Bu durumda başarısız bir 5. dalga sonrası hangi kalıp ilerliyor yorumunu grafikte yapmak zor değil aslında. genellikle başarısız 5. dalgalardan sonra sert bir düzeltme dalgası ilerlemesi beklenmektedir. Bu durumda sert bir düşüş dalgasını izliyor olmalıydık. Ortaya çıkan tabloda ise; düşen kanal içinde hareket eden bir fiyat eğrisi var. Bu durumda bu analizin tam anlamıyla doğrusuyu ifade etmedğini söylemek yanlış olmaz. İlerleyen fiyat-zaman değerleriyle bunu daha iyi ortaya koymak mümkün oalcaktır.

İlk grafiğin sayımları izlendiğinde bugünlerde 2 nu.lı dalganın son bulup, 3 nu.lı dalganın başlanması beklenmekte dolayısıyla, hacmin artmasıyla yeni zirvelerin denenmesi veya düşen kanal içinde henüz düzeltmenin tamamlanmadığının göstermesi için özellikle 2.01 seviyesinin altına çekilmelidir.

*yatırım tavsiyesi değildir.
0 com

IMKB Takip Listem

Öncelikle 3 haftadır gözönünde tuttuğum ve geçen hafta beklediğim ilk çıkışını yapan ÜLKER'i yine listemde tutuyorum. ANSGR Eylül'den beri portföyümde mevcut. Uzun bir yol var önümüzde. KAREL'i bu sabah itibariyle 3.50-3.56 alım aralığından listeme ekledim. Göz önünde bulundurdğum, riski ve getirisi yüksek olan CEYLN ile AEFES'i de listeme dahil ettim. Bazı kurumların zorla pompaladığına inandığım AKCNS'ye dikkat edilmeli.
0 com

Muhterem Aşk

Aşkı hatırladım seni görünce yine, yeniden. Uzun süredir yanıma uğramamıştı, uğramaya gönlü yok. Sadece yüzünü gösterip kaçan küçük haylazların yaptığı gibi, küçük heyecanlarla kendini hissettirip hemen kaçıveriyor benden. Hani elimde olsa da kaçırmasam diyesim geliyor ama onu da diyemiyorum. Kendime yakıştıramıyorum. Seninle yaşanmış olması engelliyor çoğu zaman. Ayrıcalıklı hissettiriyor beni bu duygu. Artık çok uzaklardaymışım gibi hissediyorum, her ne kadar küçük, tatlı bir umut olsa da elimde. Artık aşk benim etrafımda dolanıp dolanıp, beni es geçip gidiyorken, ben onu nasıl yakalayabilirim derdine düşmüşken, acaba sen de bunu düşünüyor musun diye de kendi kendimi avutmaya çalışıyorum. Hayır, bu umutsuzluk değil, tam tersine bir umut savaşı. Yokluğun uzun, soğuk bir kış gibi değildi, benden koparılan küçük bir ateş parçasıydı çünkü. Bu parçayla yok oldun sen, ama o parçayı hep taşıyacak olmanın getirdiği yükü fark etmeden. Sen de beni görünce o parçayla için sızlıyor şu an. O ateş parçası, o sızı da sana aşkı hiç hissettirmedi o günden beri. Senin öylesine umutsuzluk aşığı bir insan olduğunu biliyorum ki,sen umutu ancak sana bunu aşılayan birinde bulabilirdin. O umut benim ellerimde varken, hala mevcut olduğunda bile sana yetersiz kalıyorken, senin bunu fazlasıyla istemenin getirdiği anlamsız duygular işte seni bugüne, yitirilmişlikler içinde sürükledi.

Yaşananları da yapılanları da değiştirmekle elde edilebilecek bir şeyin olmadığını anlamanı sağlamamaktı sana yaptığım en büyük kötülük belki de. Her şeyimi bu kadar kolay kabulleniyorken, neden sakladım bunu senden, sakladığımı fark etmedim bile. En küçük duygularımızı birbirimizle paylaşırken, sevginin getireceği kötülüklerin farkına varamadık. Tek istediğimiz mutlu olmak, bunu paylaşmanın getirdiği daha büyük mutlulukları yaşamaktı. Bunun heyecanı içinde gözlerimizi kapatmadık mı hayata? Hayat bize en güzel anılarımızın unutulması için tuzak kurarken, bizler bu anıları oluşturma peşinde değil miydik? Sayfalarca sevdik, sayfalarca kızdık birbirimize. Şimdi eski kelimelere bakıp sevmek neymiş, kızmak nedenmiş, masumluk nasıl yaratılmış bizim tarafımızdan, bunları hatırlamak yaptığım. Yarım kalan bir düş ve sonrası olmayan bir hikaye... Bundan sonrası mı? Yarım kalan bir düşün tamamlanmasını sağlamak istemek mi; yoksa unutturulmuş olanları yitik duygular içine hapsedip, bu duyguları görmezden gelmek mi?
0 com

A.D.Ü. #4

Aşkın yakınındayken, her türlü ona ulaşabilecekken, yitip gitmiş aşkların peşinde koşmaktan sadece kırıntılarına tutunup kalmak onun için olağandı artık. Aşk kırıntılarıyla yaşamayı öğrenmişti ama her şeyin farkındaydı. Artık zor geliyordu aşk kırıntılarıyla yaşamak. Hayatın bir kez bile kendisine gülmediğini biliyordu ama kabullenmek istemiyordu daha fazla. Dışardan bakan birisi onun nasıl bir özgüveni olduğunu görüyorsa, o da kendisine karşı o kadar saygısını yitiriyordu günden güne. Her ne kadar itibarını korumayı becerebiliyorsa da, kendisine karşı saygısını yitirmenin ne demek olduğunu da çok iyi biliyordu. Asıl kendisini yiyip bitiren duygu da buydu işte. Kendinden nefret etmek istiyordu. Elden ele dolaşan bir kağıt para gibi kullanıldığını hissetmek, kırıntılara muhtaç bir insan gibi yaşamak, iç dünyasının zenginliğini tutsak bir kalbe gömüp, unuturcasına hapsetmek ve kaybolan günleri, bir daha unutulmayacak sahte anılarla doldurup yaşayıp gitmekti bugüne kadar yaptığı... Bundan kimse gibi gurur duyamıyordu işte. Artık vaz geçmek istiyordu, yeni bir anı oluşturmak ve o anıyla eskilerin üstünü bir güzel silip geçmek istiyordu. Tek yapması gereken güzel şeyler yaşamak, mutluluğu hissetmekti...
0 com

A.D.Ü. #3

Kitap bir anda gözünde büyüdü. Elinden fırlatıp, atmak isteği uyandı. Aslında büyüyen kitap değildi, kitabın kendisi için yarattığı karakterden korkmuştu. Ya da korkmamıştı, kendisine benzerliği hakkında kuşku duymaya başlamıştı. Bu kuşku farklı boyutlarda yaşadığı bir duyguydu. Hayattan kopmuş bir şekilde hissediyordu adeta. Yine de üstüne gidip, ondan kuşkulanmaya devam etti.

"Elimden gelse sadece onları yok etmekle kalmaz, onlardan kalan her şeyi yerle bir ederdim. Sadece kendime özgü bir yaşam alanı istiyorum. Gelecekle ve geçmişle hiç bir bağlantımın olmaması tek gerçektir benim için. İstediğimi almam konusundaki yeteneklerimin sen de farkındasın işte. Bu düşüncelerime sebep olmaları ne kadar da kötü!" diyordu ana karakter kitapta. Bir yandan onlara üzülürken, diğer yandan bencilce sözlerin arka arkaya sıralanmasıydı onu kuşkulandıran. Kendisi de aynı şeyleri farklı boyutlarda düşünmemiş, hatta yeri geldiğinde dillendirmemiş miydi? Kuşkudan yola çıkarak gerçeğin ta kendisi mi korkutuyordu yoksa onu?

Devam edecek...
Add to Technorati Favorites