0 com

baharlarım

kum saatini kim sevmez ki! onda var olan çekicilik başka neyde var?  öylesine bir aşk bu, senden gidenleri sana fark bile ettirmeden, seni kendine bağlayan. her bir kum tanensinin düşüşünü beklerkenki heyecan var ya aynısı yazın sonbaharını, kışın da ilkbaharını beklemesinde var. sevgiliye kavuşmanın heyecanı işte. her kum tanesi diğerine işte öylesine sevgiyle bağlı. 

sevgiliye kavuşmak gibi. kurtulduğunu sanırsın da yine vardır ayrılık. kum saatinin tersine döndüğündeki hareket ve tekrar heyecanla kavuşma.

aslında her kum tanesi geri döner gittiği yerden. ama kimse farkında değildir zamanın geçip gittiğinin. evet sevgiliye ulaşmanın heyecanı bu. hiç bir şey değerli değildir bunun yanında, zaman bile. 

ben bu sebepten seviyorum kum saatini. çünkü ben de yazım, ben de kışım ve benim baharlarım çok özel!
0 com

ben iyiyim, ya siz?

yine ara ara olduğu gibi herkesin içinde yalnızlığımı yaşıyorum. resimlerde arıyorum mutluluğu. uzakta olan mutluluk, bana kendini resimde gösteriyor. oysa ki ne çok insan var etrafımda. ne çok arkadaş sıfatı altında gözüken ama olmadığını anlayınca hayal kırıklığına sebep olan insanlar var. gizlice gösteriyorlar oyunlarını, belli etmiyorlar hedeflerini. nerede, nasıl, hangi zamanda yaşantını etkileyecekleri belirsiz. hep hazırlıklı olman lazım. beklenti de var işin içinde, beklentilerin boyutu da sınırsız. böyle mi olmalıydı?
0 com

A.D.Ü. #7

bugün yine hissettim o duyguları. uzakta, kalabalık içinde, sensizken hem de. çok uzak bir duyguymuş gibiydi, sanki unutulmaya yüz tutmuş ama derinlerde saklanmış, gizlenmiş ta ki bugüne kadar.. zamanın durabildiğini hatırlattı bana. kalabalıklar içinde, zamansızlığın önemsizliğini tanıttı yine. söylenecek sözlerimin olduğunu, bir o kadar da susmanın gerekliliğini hatırlattı. oysa ki içimden gülmek gelirken. nasıl da çaresizce hapsolmuşum da farkında değilim. geldi yine, ne mutlu bana...
0 com

gidiyor insanoğlu.

bıraktın mı gidiyor işte insanoğlu. bir bakmışsın sırtını dönmüş gitmiş. oysa sanmışsındır ki, yarın telefonun çalacak, kapının tokmağına yine onların elleri değecek. beklersin yine beklersin, ne arayanı var ne seni merak edip soranı. işte bunlar hep iyilikten. aslına bakarsan bunu anlamak için çok da geç sayılmaz, yine de şanslıyım da farkındayım.

bitti mi gidiyor işte insanoğlu. ona göre bitmiştir sana göre yeni başladıysa bile. o zaman gitmektir ona kolay olanı sanaysa önemsemektir yanında kalmak. zor olanıdır zaten verilendemin fazlasını geri vermek. halbuki ne gerek var fazlasını vermeye, en iyisi sırtını dönüp gitmek. işte bunlar da hep vefadan. sen o kadar vefalısındır ki, vefasızlığı bile önemsemezsin, çok geç olmayana kadar.

kıskanıyorsa da gidiyor, oyununu oynayarak gidiyor sanki kendisi oyun kurucuymuş gibi. bu kadar basit ki bunu da basitçe çözdüğünü sanarak gidiyor. neyse ki yine çol geç değil anlamak için.

en iyisi giderken el sallamak. yoksa, yine geri gelsiğinde yine gidecek. sen ise, paylaştığın tüm duyguların arasında kalmış olarak el sallamaya devam edeceksin...
0 com

kıymet ile değer

uzun süredir yazmayı istiyorum, o eski günlerde olduğu gibi. buraya yeni yazımı klişe konu olan dostluk, arkadaşlık, insani değerler üzerine yazacağımı düşünmemiştim orası ayrı.

değer vermek... insani davranışların en güzeli bence. çünkü arkadaşlığın, sevginin, saygının ve bağlantılı tüm duyguların temelini oluşturuyor. bugünlerde toplumumuzda en çok aranılan davranış oldu. ya yalandan yapılır oldu, bir kısım tarafından unutuldu, bir kısımsa nefret tohumları için kullanmaya başladı. hani kıymet bilmek deyimi vardı ya artık o da eskidi. insanlar çabuk unutur, kendini düşünür, saygı ve sevgiyi küçümser olduğundan beri kıymet sözcüğü de yok oldu gitti.

kıymeti unutanlar ile unutturanlar şimdi bir oldular, maskelerin arkasında saklanıp, arkadaşlığı bir oyun gibi görüyorlar. bu oyunu izlemesi de bize düşüyor. neyse ki, bunu fark edebilecek kadar gözümüz açık, o saflığa bir kere yenilip, uslandık. 

------------------------------------------------------------

şu internet nelere kadir yarabbim. insanları yükselttiğini hiç görmedim. hep birileri, başkalarının gözünde zavallı konumunda. hangimiz birilerini zavallı olarak görmüyor ki! hepimizin var takıntısı, sanki kendimiz çok farklı gözüküyormuşuz gibi takılıyoruz. fb denen oluşumda fotoğraflar paylaşıp, kim kimi kandırmaca peşinde onu takip ediyoruz. hadi bırakın şimdi, hepiniz yalandan yorumlarla, aman zarar gelmesin, aman güzel gözükeyim de sıkıntı olmasın modunda değil misiniz? keşke olmasaydınız da gerçekten kıymet ve değer kelimelerinin anlamını öldürmeseydiniz. keşke, size değer verenleri gerçekten siz de sevebilseydiniz. keşke gerçekleri kabullenip, kafanızı gereksiz fesatlıklarla yormasaydınız. keşke siz de saf olsaydınız da biz de saf kalabilseydik...

-------------------------------------------------------------

geçen gün saygıdeğer üniversite öğretmenimi ziyaret ettiğimde yine anladım ki, eskiler de hala güçlü kadir/kıymet duygusu. nasıl ki, askerde yüzbaşım "biz kıymet biliriz. 10 yıl sonra arayıp nasılsın diye sorsan da bizde yerin vardır." dediği gibi, öğretmenimde de aynı yaklaşımı hissettim. iyi ki varlar, böyle insanlar olmasaydı nasıl yaşardı sevgi? nasıl bizim içimizde iyilik kalabilirdi? nasıl kötülüklere, oyunlara hala iyilikle cevap verebilirdik?


0 com

yeni yıl


yapılacak o kadar çok şey var ki, bunların arasından bazılarını seçip hayatımıza devam ediyoruz. hepsini gerçekleştirememenin umutsuzluğuna kapılıp da kederi seven birisi olmadım. ama hep en fazla mutluluğu alacağım, umutlarımı yarınlara taşıyacağım, unutulmayacak anları yaşamak için çabaladım. seçimlerimi de ona göre yaptım. her ne kadar yanlışlarla dolu olsa da benim için unutulmaz anların yaşandığı oldu.

bir sürü mutlu, huzurlu, sevimli ve tabi ki üzücü anlar şimdi hatıralarda unutulmazken, iki sene önce başlayan heyecan dolu maceram bu yıl nihayete erecek inşallah. 2011 yılında ortaköy'de yukarılara bakarken otobüsü kaçıran, ankara'da halı sahada top oyununu bırakıp gökyüzünü aydınlatan uçağa bakıp bir gün ben uçuracağım seni diyen çocuktan 3 sene sonrasına geldik... şimdi öylesine sevinçliyim ki, amacına ulaşmanın getirdiği gurur ve bunu birlikte paylaşacağım yakınlarım sayesinde yeni yılın daha bir huzurlu geçeceğini umuyorum. 

ailem, tüm dostlarım, özellikle ülkem için de yeni yılın tüm güzellikleri onlara vermesini nasıl gönülden diliyorum bilemezsiniz. umarım her şey onlar için yeni yılda çok daha iyi olacak ve yarına bizim de umutla bakmamıza yardımcı olacak.

bu dileklerimin yanında, geçen zamanda yaşanan pişmanlıkların unutulması gerektiğini, geçmişten ders çıkarıp geleceğe bakmanın, doğru kararların geleceği değiştireceği gerçeğini unutmamanın önemine değinmeden geçemeyeceğim. geçen zamandan çıkardığım dersler sayesinde kendimi daha güçlü hissediyor, yine mutlulukların hep birer tecrübe sayesinde arttığını düşünüyorum.

tüm dostlarımın kendisini mutlu eden insanlarla birlikte geçireceği, unutulmayacak anların yaşanacağı, sevgiyle dolu ve huzurlu bir yıl diliyorum.
0 com

hayalden mutluluğa...


eylül 2007'ydi tarih. o zaman çiziliyordu kaderim. gökyüzüyle buluşacağım, bulutların arasında akıp gideceğim ve bundan benim kadar zevk alan biri ile olacağım... aklıma gelmeyen kısmı yoktu bunun. her satırının kafamda cümle cümle oluştuğunu hatırlıyorum. ne var ki, o zamanki ben ile bunlar bir an önce gerçekleştirmek için gereken cesareti bulamamıştım. evet, küçük çabalarım, düşüncelerimi insanlarla paylaşım yaptığım olmuştu. ama nedense hiç bu konuda tam anlamıyla destek almadığım kesin. sonradan, ki bu askere gidip gelmem sonrası oluyor, destek değil cesaret ile her türlü gerçekleştiremeyeceğim hayallerimin olmadığını anlamam ile geldik bugünlere. 

hep bekledim bugünlerin gelmesini. annem sorduğunda hep bu olacak, karar verdim dedim. yaşarken yapmak isteyip de yapamadığın ne kaldı ki diye kendime sorduğumda, içimden mutluluk dolu o ses en büyük hayalinin gerçekleştiğini haykıracak dedim. 

zaman öylesine akıp gitti ki, herkes hayallerinin peşinden koşma derdinde, ben de sondan başladım herşeye. daha uçmayı hayal ederken çoktan uçmaya başlamış, beni bana anlatan, sevgi veren, sevgiden çok mutluluk katan, bulutlardan kaptığı parça parça pamuklarla oluşturulmuş, tertemiz bir dünya ile tanıştım. 

sonrası malum... bulutların arasında kuşlara meydan okumak. işte hayallerin gerçekleşmesi ve keyif alacağın bir hayatın seni bekliyor olması. bundan daha mutluluk verici ne olabilir ki?

sadece bir hayaldi, gerçekleştirilmesi zor ama mümkün olan, gerçekleştikten sonra da mutluluk olan... başka değil...
0 com

mesafeler

uzun zaman oldu yazmayalı, yazmak aklıma bile gelmedi. an itibariyle can sıkıntısı o kadar fazla ki, yazmaktan başka bir çare bulamadım. neyse...

mesafe olgusu her zaman bende olumlu duygular uyandırmıştır. bir çoğu için mesafe; ayrılık, üzüntü, geçmeyen saat hatta dakikalar, mutsuzluk ve karamsarlık iken, bende tek kelime ile özlem oldu. özlemin, özlemenin özel bir duygu olduğundan, özel olduğu kadar gerçekten hissedenler için bir mutluluk kaynağı olduğundan bahsettim hep arkadaşlarıma. kaç tanesi dikkate aldı ve bunun farkında bilmem. 

benim için artık mesafe olgusu daha da önemli. mutluluk ile mesafe arasındaki ilişkiyi çok iyi bir şekilde sağlamam gerekiyor. bunun için de, özlem duygumu her zaman yanımda taşıyorum. özlemenin getirdiği o mutluluk anları ile kendimi avutup uzakta da mutlu kalabiliyorum. ben bu hayatı seçtim, seçtiğim için mutluyum, mutlu olduğum için de bu dünyadaki o kadar mutsuz ve umutsuz insan arasından sıyrıldığım için kendimi çok şanslı görüyorum.

aslında ne kadar da zordur uzaklaşmak. sevdiğinden, evinden, şehrinden, ailenden. bir buruklukla birlikte gününün nasıl geçeceğine kafa yorarsın o anlarda. burukluk hep kalacaktır içinde aslında ama onu açığa çıkarmamak senin elindedir. nasıl yapabilirsen yap, ama çıkarma... karamsarlık kaplar yoksa her bir tarafını. ne olacak ki? ne yapsam olmuyor diye sorar durursun kendine. çıkar yol vardır ama mantıksızdır da. en iyisi içine hapsetmektir, nasıl olsa yakında geçer. farkındaysan şanslısın, yoksa yokluk acı verir, zaman durur ve uzak daha da uzak olur senin için. o an geldiğinde ise tek hissettiğin vazgeçilmişliğin verdiği samimiyetsiz duygulardan öte değildir.
Add to Technorati Favorites